Diana Ross ve Efsanevi Central Park Konseri (1983)

Diana Ross ve Efsanevi Central Park Konseri (1983)

Diana Ross ve Efsanevi Central Park Konseri (1983)

Diana Ross, yalnızca ses tonu ile değil aynı zamanda sahne ihtişamı ve karizmasıyla pop müziğin en büyük ikonlarından biri olarak tanınır. 1983’te büyük bir hayalini gerçekleştirdi: New York Central Park’ta, 800 bin kişilik devasa bir kalabalığa ücretsiz konser verdi. Bu konser hem müzikal kariyerindeki iddiasını hem de sosyal sorumluluk duygusunu gözler önüne serdi.

 

Konserde fırtınanın çıktığı anlar
Konserde fırtınanın çıktığı anlar

 

Müzikal Yolculuğu: Supremes’ten Solo Yıldızlığa

Diana Ross, yalnızca güçlü bir sesin değil, bir çağın, bir dönüşümün ve bir kültürel devrimin sembolü oldu. 1944 yılında Detroit, Michigan’da doğan Ross, Motown’un kalbinde büyüdü. 1960’lardaThe Supremes adlı kız grubunun vokali olarak sahneye çıktığında, Afrika kökenli Amerikalı sanatçıların popüler müzikte görünürlüğü sınırlıydı. Ancak Supremes, Motown’un yükselen yıldızı olurken, Diana Ross da o yıldızın en parlak ışığı hâline geldi. Grup, şarkılarıyla sadece R&B listelerini değil, ana akım Amerikan müzik listelerini de altüst etti. The Supremes, The Beatles’tan sonra 1960’ların en çok bir numaralı hit çıkaran müzik grubuydu ve bu başarı, Amerika’da siyah kadınların sahne üzerindeki temsili açısından radikal bir kırılma noktasıydı.

 

The Supremes
The Supremes

 

1970 yılında Diana Ross solo kariyerine adım attığında, artık sadece bir vokalist değil, bir ikondu. Solo kariyerinde yakaladığı zamansız hitlerle devam etti. Bu şarkılar, onun müzikal yelpazesinin ne kadar geniş olduğunu gösterdi: soul’dan disko’ya, pop’tan caza kadar birçok janrda sesini duyurdu. Aynı zamanda oyunculuk kariyerine de adım atan Ross, 1972 yapımı Lady Sings the Blues filminde caz efsanesi Billie Holiday’i (bkz.Billie Holiday: Caz Müziğin Efsanevi Sesi) canlandırarak Altın Küre kazandı ve Oscar’a aday gösterildi. Böylece sadece müzik değil, sinema alanında da Afro-Amerikan kadın sanatçılar için yolu açtı.

 

Central Park’ta Efsane: 21–22 Temmuz 1983

21 Temmuz 1983’te Ross, Lichtenstein’in dev sahnesinde New York Central Park performansına başladı. Ancak yaklaşık 45 dakika süren bu büyüleyici an, New York’u sarsan şiddetli bir fırtınayla durakladı. Yağmur, yıldırım ve rüzgar karışımı, ekipmanlara zarar vererek sahnedeki ışıkları söndürdü ve seyirci paniğe kapıldı. Ancak bu kaosa rağmen binlerce kişi alandan ayrılmadı. Diana Ross, sahneden izleyicilere seslenerek konseri ertesi gün aynı saatte yeniden gerçekleştirme sözü verdi. 

İşte bu söz, kalabalığı sakinleştiren ve dağıtan tek şey oldu. Böylece, Central Park’ın tarihine kazınacak, ikinci gün için hazırlıklar başlamış oldu.Eleştirmenler sahnedeki duruşunu “anne şevkati” olarak tanımladı. Sakin kalıp kalabalığı güvenle yönlendirmesi oldukça dikkat çekiciydi. Bütün hazırlıklarıyla 22 Temmuz’da sahneye döndü ve “I’m Coming Out”, “Beat It”, “Endless Love” gibi unutulmaz şarkılarla muazzam, tam 2 saatlik bir konser sundu. Konser tüm dünyaya ulusal yayınlarlar üzerinden yayınlandı.

 

Sosyal Sorumluluk ve Mirası

Ross’un amacı sadece şov yapmak değildi. Konser, Central Park’ta yeni bir çocuk oyun alanını fonlamak içindi. Yağmur nedeniyle ilk galadan elde edilen gelir ertesi gece kullanılınca, Ross bu yatırımın eksik kalan kısmını kendi cebinden ödeme sözüyle tamamladı. Böylece Central Park’ta Diana Ross Playground kuruldu ve park, onun katkısıyla parlamaya devam etti. Bu konserin yankısı Aberdeen’den Prag’a uzadı; televizyon ödülleri, VHS/DVD yayınları, sinema gösterimleri derken, Ross’un sesi ve karizması nesiller boyu yaşamaya devam etti. (bkz. Diana Ross Live in Central Park)

 

Central Park Konser Belgeseli
Central Park Konser Belgeseli

Benzer Yazılar