CAZ’IN MOR NOTALARI: 4 ALBÜM ÜZERİNE “PRINCE VE CAZ”

CAZ’IN MOR NOTALARI: 4 ALBÜM ÜZERİNE “PRINCE VE CAZ”

Prince


CAZ’IN MOR NOTALARI

4 ALBÜM ÜZERİNE “PRINCE VE CAZ”

Söz konusu Prince olunca bir müzik yazarının nereden başlayacağı bir hayli meşakkatli bir konu. Yine de bir avantajım var gibi. Bu yazı Prince’in özellikle bir kaç albümüne yoğunlaşarak onun caz dünyasıyla nasıl bir ilişkisi olduğunu, kendi özelinde cazı nasıl konumlandırdığını anlamaya çalışmak üzerine kurgulandı. Dolayısıyla spesifik olması elimizi güçlendiriyor. Ama yine de konumuz Prince…Uçsuz, bucaksız…Tabii ki…


Aramızdan erken ayrılışı ile bütün müzik dünyasında gerçekten yeri dolduralamayacak bir ses insanı, bir pop ikonunun caz ile olan ilişkisini konu edinmek Prince’in ne derece önemli bir müzikal karakter olduğuna sadece küçük bir işaret. Ama onun tarifini bir de Miles Davis’ten öğrenelim. “Bana göre Prince üç ismin birleşimi gibi” diyor usta. “James Brown, Marvin Gaye, Charlie Chaplin…” Kendi müzikal doktrininde “Orada olanı değil olmayanı çal” diyebilen Miles’ın duyduğuyla bu tanımı yapması bir daha bir daha okunmalı. Bu üç isim üzerinden Prince müziğini çok katmanlı hale getirebiliriz.


1958 doğumlu Prince Roger Nelson müzisyen bir ailenin çocuğu. Müzikal kariyerini anlatan pek çok yazı da zaten karşınıza çıkacak bir sürü hikayenin ötesinde bu yazıda özellikle dört albümden bahsedeceğiz. Tabii ki bu arada belli başlı yaşamsal kesitleri sunmak gerekecek. Prince’i bir pop ikonu olmasının ötesine taşıyan tartışılamayacak müzikal imlasında yeni yönelimlerini sergiledigi bu dört albümden ilkine geçelim;



The Rainbow Children 2001 NPG Records / Red Line Entartaiment

Yirmidördüncü stüdyo albümü olan The Rainbow Children Prince’in çok uzun bir aradan sonra Prince ismi ile yayınladığı ilk albümü özelliğini de taşıyor. Bu arada bu hikayeyi kısaca hatırlayalım. Seksen sonlarında Prince’in plak şirketiyle olan anlaşmazlıkları sonucu şirket Prince isminin kullanılmasına onay vermeyince olan olmuş ve albüm isimlerinde sanatçı “Love Symbol” olan bir simge kullanarak yoluna devam etmişti. Bu dönemde çıkan pek çok önemli albümün sanatçı üzerinde daha farklı etkileri de olmuştu. Artık yayınlanacak bütün çalışmalarında daha fazla müzikaliteye önem verip promo fikirlerinden uzaklaşmaya, ticari başarıdan ziyade niteliğe önem veren bir Prince’den bahsediyor olacaktı müzik dünyası. 


Yaklaşık yetmiş dakikalık bu muhteşem caz pasajlarıyla dolu albümün bir başka özelliği ise Prince’ın Yehova Şahitleri adlı tarikata katılmasının bir neticesi olarak sözlerin içeriğinin mistik mesajlar ile dolu olmasıdır. Bir çok enstrümanı kendisinin çaldığı (çoğu zaman olduğu gibi) The Rainbow Children 2000-2001 yıllarında Paisley Park Stüdyoları’nda kaydedildi. 


Albümde kısa pasajların birer parça niteliğinde kaydedildigi özel tınıların dışında “Funky” pek çok kısımda bile cazın donattığı ve gerçekten kendi imzası olabilecek jestikülasyonları duyabilirsiniz. Bu anlamda doksanların pop ikonu olan Prince’in erotik vurgularının da içinde bulunduğu özel bir caz soundu yakalanmış durumda. 


Kapak çalışması Cbabi Bayoc’a ait olan The Rainbow Children, bizlere biraz da Ernie Barnes’ın siyahi dünyasındaki gezintileri anımsatıyor. Bu anlamda cazın önemli albüm kapaklarına da bir selam çakıyor.  Ayrıca ismi “The Reine Keis Quartet” olan bu kapak resmi Prince’ın orkestra kadrosunun daha fazla kadınlardan oluşması dolayısıyla da manidar.


Albümde caz dünyasının pek çok önemli müzisyenin kayıtlara katkı sunmasıyla özellile doğaçlama sololarda inanılmaz figürlere rastlamanız mümkün. Ayrıca albümün canlı kayıdını hemen sonrasında yayınlanan “One Nite Alone” konser kaydında dinleyebilirsiniz.



The Rainbow Children


Xpectation 2003  NPG Records

Prince’in yirmialtıncı stüdyo albümü olan Xpectation aynı zamanda ilk enstrümantal albümü. Bu albümde John Blackwell, Renato Neto, Eric Leeds ve Rhonda Smith kendisine eşlik ediyor. Albüm de aynı zamanda Vanessa Mae kemanla bazı parçalarda yer alıyor. Swing, Blues, Be-bop gibi pek çok alt türün dokusu parçaların niteliklerini belirliyor. Ama en önemli kısmı ise albümdeki doğaçlamalar. Temaları süsleyen bu muhteşem kayıtlar yine Paisley Park’ta kaydedilmiş. Ben albümü dinlerken zamanının Muse Records kayıtlarına gittim. Houston Person kayıtlarının güncel bir versiyonun dinliyormuşçasına bir havaya girebiliyorsunuz. Ama tabii ki burada yine erotizmden vazgeçmeyen bir Prince mevcut. Burada Prince’in gitar sololarının albümü nasıl bir kalibreye taşıdığını konuşmuyoruz bile. 


Yine aynı stratejiyle minimal bir tanıtımla piyasaya çıkan bu albüm kendi müzikal kariyerindeki en özel albümlerden biri olabilir. En azından konumuz olan Prince’ın caza bakan dünyası için…



Xpectation


N.E.W.S. 2003 NPG Records

Prince Xpectation’ın hemen ardından dört parçadan oluşan N.E.W.S. albümünü yayınladı. Buradaki her bir parça ondört dakika uzunluğunda ve yine enstrümantal.


Albüm pekçok eleştirmen tarafından beğenilmedi. Kendi kariyerinde sesler arasında öylesine gezinen bir albüm olarak nitelendirildi. Bizim yazımızda ise bu albüm ilk sırayı kapabilir. Prince özellikle 2000’lerin ilk yıllarında nasıl bir ruh hali içerisinde olduğunu iyi tanımlamasının ötesinde müzikal vizyonunun kendi imzasından vazgeçmeden ne derece öncü ve özellikli olabileceğini özetler nitelikte. Ayrıca bir müzisyenin kendi ufkuyla bizleri bir seyahate çıkarması çok önemlidir. Bu anlamda North, East, South ve West ile oluşturduğu minimal dünya turundaki fantaziler ile Prince’e dair ayrı bir yakınlık kurmak da mümkün. Tabii ki bir pop ikonunun herkesi ters köşeye yatırması bazıları için hayal kırıklığı olabilir.


n.e.w.s



Loring Park Sessions ’77

Henüz 19 yaşında iken kaydedilmiş ve 2018 yılında yayınlanan bu kayıt aslında bir yandan yukarıda bahsettiğimiz albümlerin nasıl da geçmişle bütünleştiğini bizlere kanıtlayan önemli bir kayıt. Prince’in müzikal dehasının daha çocuk yaşlarda gözler önüne serildigi bu albüm bir yandan da günümüz popüler jazz funk kayıtlarının ortalıkta kol gezdiği bir dönemde yayınlandı. Bu anlamda sektörün acımasız ticari zekası Prince aramızdan ayrılsa da onun yakasını bırakmış değil gibi bir izlenim veriyor. Kayıtlarda bir ‘jam session’ sıcaklığının yanı sıra Prince’in ilk albümü For You öncesinde gezindiği sokakları hissedebiliyorsunuz.


Zaman içerisinde saklı kalmış kimbilir hangi sürpriz kayıtlarını duyacağımızı bilmemekle beraber bu öncü dahinin bir çok müziyene ilham olan kayıtları arasında caz ve ötesinde bir çok müzikal türü bizlerle kendi perspektifinden paylaşıyor olmasını umut ediyorum. Üzerine konuşulacak pek çok albüm ve konu olsa bile uzatmadan Caz’ın pek çok ikon isminin ilgisini çekmiş ve hatta bir kısmıyla ortaklaşa işlere imza atmış olan Prince’i bir kez daha saygıyla anıyorum.



Loring Park Sessions


Bir Yorum Yazın

Benzer Yazılar